Her yazılandan bir şeyler öğrenir insan..

Düşünceler kelimelere döküldüğü vakit, onları okuyan her kim olursa olsun bir şeyler fısıldandığını hisseder.
İşte yazar da yazdıklarının fısıltısını duymakla yetinen kişidir çoğu zaman…
Örnek verecek olursak;
Fırıncı hamuru yoğurup ekmek yapar ve bunu halka dağıtır. Fırıncıya kalan da, fırıncının yediği de halka dağıttığı ekmekten başka bir şey değildir; fakat arada bir fark vardır: “yiyen kişinin açlığına göre ekmek lezzet kazanır.”
Tıpkı suya teşke bir kişinin içtiği su acı dahi olsa, suya olan isteği miktarınca suyun tatlılık ve kıymet kazanması gibi…

Düşünceler un gibidir;
Savrulduğunda toparlanması zor, harf deryasında ıslatılmadığında anlam kazanması güçtür.. Kelimeler şekillenip bir duygu bütününe büründüğünde, artık sizin bakışınızla anlam kazanacak sözcükler bulursunuz karşınızda… Devamını Okuyun >