31 Ocak 2013

Kadınnews Röportaj

Toplumumuz okumaktan çok yazmak isteyenlerle dolu. Böylesi bir dokuda birkaç kafiyeli kelimeyi sıralayarak kendini şair olarak tanımlayanlar çoğunlukta.Ancak yine de yeni nesilin içinden gerçek şair pek çıkmıyor dediğimiz bir dönemde Kadim Dolunay gibi şairler edebiyat ve şiir adına yeniden ümitlendiriyor bizleri. Necip Fazıl’ın ve Mehmet Akif Ersoy’un izlerine rastlıyoruz mısralarında. Sizler için şair Kadim Dolunay ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

“Kalem tutmaya başladı mı insan, içine doğru bir yolculuğa geçer o an…” Kalemle birlikteliğin bir başlangıç tarihi var mı? Süreci anlatır mısınız? “…Ve yazıldı suya ilk kelime…” İlk şiirinizi hatırlıyor musunuz?

Lise yıllarımda dinlediğim ezgilerin, ilahilerin makamından çok, sözlerine dikkat ederdim. Fakat özelikle ilahilerde sık sık tekrarların olduğunu gördüm. Sürekli aynı sözler, aynı ifadeler… Bu düşünce içerisinde ilk yazma girişiminde bulunmuştum. Ve birkaç hafta içerisinde onlarca ilahi sözleri yazmıştım. Ama incelediğimde, sırf kafiye için uydurulmuş sözler buldum karşımda… Bir satırı uzun, bir satırı kısa olan kıtalar… Hepsini yok edip yeniden yazmaya başladım. Hece ölçüsüne ve mana bütünlüğüne ve derinliğine dikkat ederek, sıradanlıktan sıyrılmaya çalışarak yazmaya sürecim devam etti. […]

Uzun yıllardır şiire sevdalı olan Kadim Dolunay 4 yıllık nadide şiir birikimini nisan ayında yayınlanacak olan, şiir kitabıyla okuyucularının beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Kitabın önsöz kısmında özlü sözleriyle Dursun Ali Erzincanlı okuyucuları karşılayacak ilk olarak.Kitap üç bölümden oluşuyor; Aşk, Ah, Hüzün..

Aşk’ı mecazilikten çok daha ötelere maneviyata ulaştıran Dolunay, ayrılığı isyan simgesi olmaktan kurtarıp, pozitif yönlere yelken açtırmış. Son bölümünde hüzün demiş burnu çiçeğinde genç yazar, ama acıyla değil , tefekkürle doldurmuş satırları.
Kadim Dolunay ile sizler için kitabı yayınlanmadan ilk biz konuştuk:

1) Kadim Dolunay ‘ı kelimeler dile gelip şiirsel bir şekilde kendi yüreği ekseninde bize tanıtsa nasıl bir şiir okuruz? […]