Uzun yıllardır şiire sevdalı olan Kadim Dolunay 4 yıllık nadide şiir birikimini nisan ayında yayınlanacak olan, şiir kitabıyla okuyucularının beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Kitabın önsöz kısmında özlü sözleriyle Dursun Ali Erzincanlı okuyucuları karşılayacak ilk olarak.Kitap üç bölümden oluşuyor; Aşk, Ah, Hüzün..

Aşk’ı mecazilikten çok daha ötelere maneviyata ulaştıran Dolunay, ayrılığı isyan simgesi olmaktan kurtarıp, pozitif yönlere yelken açtırmış. Son bölümünde hüzün demiş burnu çiçeğinde genç yazar, ama acıyla değil , tefekkürle doldurmuş satırları.
Kadim Dolunay ile sizler için kitabı yayınlanmadan ilk biz konuştuk:

1) Kadim Dolunay ‘ı kelimeler dile gelip şiirsel bir şekilde kendi yüreği ekseninde bize tanıtsa nasıl bir şiir okuruz?

Çocukluğumun vazgeçilmeziydi hüzün.
Gökyüzünden çok, beton zeminlere düşen bakışlarım;
Ve en yaralı yanımı en kusursuz saydığım hayallerim vardı.
Söyleyemediklerimin ağırlığıyla çekilirken omuzlarım,
Hummalı bir nefesin gözyaşına gizlendim.
Aynasız caddelerde hep boynu kalbe yakın yürüdüm…
Ve masum bakışlarımdan bihaber büyüdüm.

2) Şiir nedir ? Ve sizce herkes şiir yazabilir mi ?

Damlayı, ruhta deryaya dönüştürmenin adıdır şiir.
Şiir, kuyu gibidir. Okuyabileni (düşeni) dibe çeker.
Ve nefesini en fazla tutabilenlerdir, kuyunun en derinine inenler.
Görünüş itibariyle kısa olan cümlelere, manen, sayfalarca kelâm yüklemektir şairlik.
Ruhun iç titreşimlerini yazıya çevirebilen herkes şiir yazabilir.

3) Siz satırlarınızda sadece kendi duygularınızı ve yaşadıklarınızı mı diler getiriyorsunuz? Yoksa çevrenizdeki başka yaşanmışlıklarda var mı şiirlerinizde?

Bilinçaltı muazzam bir umman… Bazen hiç farkında olmadan bize ait olmayan duygularla donatılmış olduğumuzu görürüz. Bazen de geçmişten kalan, küllenmiş hislerin esiri oluruz. Göz bir aynadır. O aynada kimi zaman kendi suretimizi seyrederken, kimi zamanda farklı cisimlerin yüreğe bıraktığı tezahürleri izleriz. İşte şiir de bu aynadan yansıyan bakışların kalp mihenginden süzülmesiyle oluşuyor. Sonuç olarak o suret ( biz ya da başka yaşanmışlıklar) şairin kendi dünyasına bıraktığı izler olarak ortaya çıkıyor.

4) Hangi duygu dökülürken yüreğinizden bürünür en sırlı bir gizeme ve güzelliğe?

Şaire “ah” dedirten her duygu desem…
“Ah”.. Dervişlerin, âşıkların ve dertlilerin kelamı… Üçünün de ev sahibi hüzün…
Hüzün ki, bize en çok yakışandı. Kelamı en çok sevilendi. Ve kaleme en çok giydirilen kaftandı.
Yazdıran her duygunun yüreğinde bir “Ah” vardır; ama hüzün, başlı başına bir Ah’tır.

5) Zamanın, mekânın etkisi nedir kaleminize? Ayırırmısınız her türü farklı yazma zamanlarına? Ya da ilham gelir ve yazarsınız öyle mi?

Mekân, zaman, fasıl… Bedeni değil, ruhu ve hayalleri neredeyse orada yazar şair.
Bazen karanlık bir odada bulunan bedeniyle aydınlığın tasvirini muazzam şekilde yapabilir.
Bazen Güneşin yakıcı sıcaklığında, donduran bir karanlık çizebilir sayfalara kelimelerle. Şair olmayanı görebilen, olandaki derinliği hissedebilendir. Bakmaktan ziyade görebilmektir şairin işi. Hayret edebilendir, sıradan sayılan şeylerin sıradışı yanını betimleyendir. Böyle olunca “ilham” aranıp bulunandır. İlham, yani duygu, gelen değil, gidilendir aslında. Konuk olan değil, konuk olunandır.

6) Pek, bir kaç dize okumak istesek sizden?

Yetim bir çocuktu yüreğim karanlıklarda…
Yıldızlar tuttu ellerini.
“Allah” dedim, bitti yalnızlık…
Titredi içimin en derini.

Hayallerim, bir şehrin ıslak omuzlarında…
Bir “gel” diyebilsen, avuçlarına yağacak ruhum.
Dualarından bir cümle üfle gözlerime,
“Amin” de, sür bakışlarımı suretine.

Aşk tuttu kalemin elinden;
Sayfaların şakağından öperken.
Ve damarlarımızdan aşk muştusu geçerken,
Çekildi ebru ebru, ve yazıldı suya ilk kelime. “…”

Besmele miktarınca inşirah duydum gecemin ayazında
Her ‘ah’ bir dua niyetiyle yükselir gönlümün avazında

7) Şu an okuduğunuz kitaplar nelerdir?

Bir okyanus olan Mesnevi-i Şerif ve Mehmet Akif Ersoy’un büyük mirası; Safahat…

Çok teşekkürler zaman ayırıp bizimle sohbet ettiğiniz için. Şiire cidden ihtiyaç var hayatın koşturmacasından ruhumuzu unutmuş biz faniler için.

Elif Zeynep Çiftçi