Ey Arkadaş !

Arkana bile bakmayacağın bir yolculuğa çıktığın vakit,
Kalplere düşer meçhul bir ihtilaç, durma sen var git !

Dava istikrar üzerine kurulur, vuslat ümidiyle yürüyeceksin..
Ayakların nasır tutsa da, tevekkül eyleyip sürüneceksin..

Kavgan sürdüğü sürece açacak çiçekler, akacak nehir,
Kavgan sevdalara… Sen koşarken arkandan bakacak şehir!

Göçer ise umutların; umutlar, baharı da alıp gelecek..
En katransı vakitlerde, karanlıklardan bir güneş yükselecek..

En çekilmez yolların da sonu var, hüzünler de elbet bitecek..
Yorulursan bir gün eğer, hayal ve özlemlerin seni itecek…

Ey Arkadaş !

Bir anlık gaflet eyler, kapılıp gidersen dünya çarkına,
Gülen yüzler tehevvür eder varamazsın farkına..

Herkes yüz çevirip, sırtını dönünce hüzün dolar arkına,
Sen içinde sevgi büyüt; bir tek sevgi kâfi gönül fakr’ına..

Sahte dostlar düşman, kusurların ifşa olursa bir anlık,
Sen gecelere tutun! Bütün kusurları örter karanlık..

Hatalarından ders al, bir öncekinden önde geçir gününü..
Çevirme bakışlarını geçmişlere, göremezsin önünü!

Gayza teslim olmuşsa yüreğin, boyanıp batarsın huna..
Halvette kalırsın, bir derin mülahaza düşer ruhuna..

Yüreklere sevgi ağacının dalı uzanır; tutun bu dala!
Nefreti sırtına alıp köle etme kendini, olma budala !

Ey Arkadaş !

Bu cihanda duyulmaz ise bir gün “Allahu Ekber”,
Her fen tarumar olur, her beden makber…

Güneşe kurşun, dünyanın dönüşüne kötü bir zaman akar..
Gözlere duman, sinelerin özüne yanık yanık aman akar..

Bataklığa düşer isen, bırakma kendini; dönme şaşkına!
Kalk, diril, sığın Ol Ekmel olanın kuşatıcı aşkına!

Ey Arkadaş !

Sen kendi bilir, kendini tanır isen, ne gerek var misale?
Gizli âlemler ayan olur, perdeler kalkar, kuşanırsın visale..

Üretken ol, bir değer bırak; olma taklitçi, etme kopya
Gönül insanını modellemek hayal, yıkmak ütopya !

Ey Arkadaş !

En günahkâr insana Mevla rahmetiyle yaklaşır,
Şu aciz insana ne oluyor da nefret güder, taşlaşır!

Kadim Dolunay