‘İstanbul’ Konulu Röportaj

“Şair olanın bir kez daha şair olduğu” şehir İstanbul

Edebiyat dünyasının yeni kazandığı genç kalemlere İstanbul’u sormaya onların gözünden İstanbul’u dinlemeye devam ediyoruz.
“Aşkın ve şiirin başkentidir İstanbul” adlı dosyamızda bize eşlik eden yeni ve güzel kalemlerden bir isim daha, Kadim Dolunay. Aslen Elazığlı olan Dolunay, (1985) Malatya’da büyümüştür. 2012 yılından beri Sakarya’da yaşamakta ve Sakarya Üniversitesi’nde çalışmakta ve Fasl-ı Aşk adında bir kitabı bulunmakta.

1. Öncelikle, bize bir şairin gözünden İstanbul’u nasıl anlatırsınız?

İstanbul, duygu yüklü, gizemli ve efsunlu bir şehir… Şair olanın bir kez daha şair olduğu; şair olmayanın ise içinde, kendince bir şeyler yazma isteği ortaya çıkaran bir şehir…
İstanbul, kiminin sadece baktığı, kiminin ise bakıp da gördüğü bir şehir… İkisinin gördüğü başkadır. Şair, bakıp da gören kişidir. Taşında, toprağında hep bir gizem, bir duygu arar durur. Bir ikindi vakti Marmara’yı izlerken, dalgalar vurur yüreğine şairin. Yürek titrer, göz titrer, el titrer… Ve bu titreyiş bir kalemin ucunda anlam bulur.

2. İstanbul’u ilk defa gören birinin duygusu ve tepkisi sizce ne olurdu?

Ben ilk gördüğümde şaşkınlık duymuştum. Kimi insan İstanbul’un kalabalığı içinde yalnız, kimisi bir telaş halkasının içinde dönüp duruyor ve kimisi de damla damla istanbul’u okuyor, nağme nağme İstanbul’u dinliyor…

3.Her şeyin olduğu gibi şehirlerin de ruhu var derler. İstanbul’un ruhu nerede ya da sizce nedir?

İstanbul’un ruhu Marmara’dır. Kimi zaman dalgalı, kimi zaman durgun oluşu bu yüzden…Hayata karşı yüzme bilmeyenlerin boğulup kaybolması bu yüzden… İstanbul bir ağaç gibi sararıp solduğunda, yeniden yeşile râmolması da bu yüzden…

4.Onca şehir varken neden İstanbul şairleri ve edebiyatçıları bu kadar etkilemiştir?

Buram buram tarih kokan bir şehir olması sebebiyle edebiyatçılara ilham olmuş ve olacaktır da…

5. İstanbul’un en çok “İstanbul”u anlatan semti hangisidir?

Üsküdar… Kız Kulesi sebebiyle İstanbul’a en çok yakışan, İstanbul’u en çok anlatan semt…

Röportaj: Ebru Olur – İstanbul Ajansı